Araştırma Etiği: Temel İlkeler, Katılımcı Hakları ve Etik Kurul Süreci
Bilimsel araştırma, toplum yararına bilgi üretmeyi amaçlar. Ancak bu süreçte katılımcıların hakları ve refahı her zaman öncelikli olmalıdır. Araştırma etiği, araştırma sürecinde uyulması gereken ahlaki ilkeleri ve standartları belirler.
Araştırma Etiğinin Tarihsel Gelişimi
Araştırma etiği standartları, tarihte yaşanan bazı ciddi ihlallerden sonra geliştirilmiştir:
Nazi Deneyleri ve Nürnberg Kodu (1947)
İkinci Dünya Savaşı sırasında Nazi doktorları, toplama kamplarındaki mahkumlar üzerinde insanlık dışı deneyler yaptı. Bu olayların ardından, Nürnberg Kodu oluşturuldu ve araştırma etiğinin ilk resmi ilkeleri belirlendi. Bu kodun en temel ilkesi, gönüllü katılımın zorunlu olmasıdır.
Tuskegee Frengi Çalışması (1932-1972)
ABD Halk Sağlığı Servisi tarafından yürütülen bu çalışmada, Alabama'daki Afrikalı Amerikalı erkeklere frengi tedavisi kasıtlı olarak verilmedi. Katılımcılar hastalıkları hakkında bilgilendirilmedi ve tedavi mevcutken bile tedaviden mahrum bırakıldı. Bu skandal, Belmont Raporu'nun (1979) hazırlanmasına yol açtı.
Milgram İtaat Deneyi (1963)
Stanley Milgram'ın ünlü deneyinde, katılımcılara bir "öğrenci"ye elektrik şoku verdikleri söylendi. Aslında şok verilmiyordu, ancak katılımcılar bunu bilmiyordu. Deney, aldatma ve psikolojik stres konularında ciddi etik tartışmalar başlattı.
Temel Etik İlkeler
1. Bilgilendirilmiş Onam (Informed Consent)
Bilgilendirilmiş onam, araştırma etiğinin temel taşıdır. Bu ilkeye göre katılımcılar:
- Araştırmanın amacı ve prosedürleri hakkında açıkça bilgilendirilmelidir
- Karşılaşabilecekleri riskler ve faydalar konusunda bilgi almalıdır
- Katılımın gönüllü olduğunu ve istedikleri zaman çekilebileceklerini bilmelidir
- Verilerinin nasıl korunacağı ve kullanılacağı hakkında bilgi edinmelidir
2. Gizlilik ve Anonimlik
Araştırmacılar, katılımcıların kişisel bilgilerini korumakla yükümlüdür:
- Gizlilik (Confidentiality): Araştırmacı katılımcının kimliğini bilir, ancak bu bilgiyi üçüncü kişilerle paylaşmaz
- Anonimlik (Anonymity): Katılımcının kimliği hiç kimse tarafından bilinmez, veriler kimlik bilgisi olmadan toplanır
3. Zarar Vermeme İlkesi
Araştırma, katılımcılara fiziksel veya psikolojik zarar vermemelidir. Kaçınılmaz riskler söz konusu olduğunda, bu riskler minimum düzeyde tutulmalı ve olası faydalar riskleri açıkça aşmalıdır.
4. Aldatma (Deception)
Bazı araştırmalarda katılımcılara çalışmanın gerçek amacı söylenmez. Bu durum yalnızca aşağıdaki koşullar sağlandığında kabul edilebilir:
- Aldatma olmadan araştırma yapılamaz
- Araştırmanın bilimsel değeri yüksektir
- Katılımcılara araştırma sonrası bilgilendirme (debriefing) yapılır
- Aldatma ciddi zarar riski taşımaz
5. Araştırma Sonrası Bilgilendirme (Debriefing)
Araştırma tamamlandığında, katılımcılara çalışmanın gerçek amacı ve sonuçları hakkında bilgi verilmelidir. Özellikle aldatma içeren çalışmalarda bu adım kritik öneme sahiptir.
Etik Kurul (IRB) Süreci
Kurumsal İnceleme Kurulu (IRB) veya Etik Kurul, araştırma projelerini etik açıdan değerlendiren bağımsız bir organdır. Üniversitelerde ve araştırma kurumlarında bulunan bu kurullar:
- Araştırma önerilerini katılımcı hakları açısından inceler
- Risk-fayda dengesini değerlendirir
- Bilgilendirilmiş onam formlarını onaylar
- Devam eden araştırmaları periyodik olarak gözden geçirir
Etik kurul onayı almadan insan katılımcılarla araştırma yapmak, akademik ve yasal açıdan ciddi sonuçlar doğurabilir.
Özel Popülasyonlarla Araştırma
Bazı gruplar araştırma etiği açısından özel koruma gerektirir:
- Çocuklar: Ebeveyn/veli onayı zorunludur; çocuğun yaşına uygun bilgilendirme yapılmalıdır
- Hamileler ve fetüsler: Potansiyel riskler özellikle dikkatli değerlendirilmelidir
- Mahkumlar: Gönüllülük ilkesi, kurumsal baskılar nedeniyle tehlikeye girebilir
- Bilişsel engelli bireyler: Yasal temsilcilerin onayı gereklidir
Dijital Çağda Araştırma Etiği
İnternet ve sosyal medya, araştırma etiği için yeni zorluklar ortaya çıkarmıştır:
- Veri gizliliği: Çevrimiçi veriler kolayca toplanabilir, ancak kullanıcıların rızası sorgulanmalıdır
- Büyük veri: Anonim gibi görünen veriler, birleştirildiğinde kişisel kimlik tespitine olanak verebilir
- Sosyal medya araştırmaları: Kamuya açık paylaşımların araştırma amaçlı kullanımı etik tartışmalara yol açmaktadır
"Bilim, insanlığın hizmetinde olmalıdır; insanlık bilimin deneysel malzemesi olmamalıdır."
Araştırma etiği, bilimsel ilerleme ile insan haklarını dengelemeyi amaçlar. Her araştırmacının bu ilkeleri içselleştirmesi, bilimsel topluluğun güvenilirliği için hayati öneme sahiptir.
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
