Tümevarım ve Tümdengelim: Araştırmada Mantıksal Akıl Yürütme
Bilimsel araştırma, mantıksal akıl yürütme süreçlerine dayanır. Bu süreçlerin en temel iki biçimi tümevarım (induction) ve tümdengelim (deduction) dir. Kothari (2004), tümdengelimi "genelden özele" ve tümevarımı "özelden genele" giden akıl yürütme biçimleri olarak tanımlar. Bu iki yaklaşım, araştırma sorularının formüle edilişinden veri analizine kadar tüm araştırma sürecini şekillendirir. Bu yazıda, tümevarım ve tümdengelimin tanımlarını, farklarını, araştırmadaki rollerini, abdüktif akıl yürütmeyi ve yaygın mantıksal yanılgıları kapsamlı biçimde inceleyeceğiz.
Tümdengelim (Deduction): Genelden Özele
Tümdengelim, genel bir ilke veya kuramdan hareketle spesifik sonuçlara ulaşma sürecidir. Jackson (2015), tümdengelimci akıl yürütmenin klasik mantığın temelini oluşturduğunu ve bilimsel hipotez testinin bu mantığa dayandığını belirtir.
Tümdengelimin Yapısı: Kıyas (Syllogism)
Tümdengelimci akıl yürütmenin en temel formu kıyas (syllogism) yapısıdır:
- Büyük öncül (Genel ilke): Tüm insanlar ölümlüdür.
- Küçük öncül (Spesifik durum): Sokrates bir insandır.
- Sonuç: O halde Sokrates ölümlüdür.
Bu yapıda, öncüller doğruysa sonuç zorunlu olarak doğrudur. Tümdengelimin gücü burada yatar: Geçerli bir tümdengelimde sonuç, öncüllerin mantıksal bir zorunluluğudur. Kothari'ye (2004) göre tümdengelim, mevcut bilgiyi yeni durumlara uygulamanın sistematik yoludur.
Araştırmada Tümdengelim
Bilimsel araştırmada tümdengelimci yaklaşım şu adımları izler:
- Kuram: Mevcut bir kuramsal çerçeveden başlanır
- Hipotez: Kuramdan test edilebilir hipotezler türetilir
- Gözlem/Veri toplama: Hipotezi test etmek için veri toplanır
- Doğrulama veya reddetme: Veriler hipotezi destekliyor mu kontrol edilir
- Sonuç: Kuram desteklenir, revize edilir veya reddedilir
Cohen, Manion ve Morrison (2007), tümdengelimci araştırmanın genellikle nicel araştırma paradigmasıyla ilişkilendirildiğini belirtir. Deneysel tasarımlar, hipotez testleri ve istatistiksel analizler tümdengelimci mantığa dayanır.
Tümdengelimin Güçlü ve Zayıf Yönleri
| Güçlü Yönleri | Zayıf Yönleri |
|---|---|
| Sonuç mantıksal olarak kesindir (geçerli öncüllerle) | Yeni bilgi üretmez; sadece mevcut bilgiyi açar |
| Hipotez testi için sistematik çerçeve sunar | Öncüller yanlışsa sonuç da yanlıştır |
| Nesnellik ve tekrarlanabilirlik sağlar | Keşfedici değildir; beklenmedik bulguları gözden kaçırabilir |
| Kuramsal tutarlılığı test eder | Öncüllerin doğruluğu ayrıca kanıtlanmalıdır |
Tümevarım (Induction): Özelden Genele
Tümevarım, spesifik gözlemlerden hareketle genel ilke veya kuramlara ulaşma sürecidir. Bhome ve arkadaşları (2013), tümevarımın bilimsel keşfin temelini oluşturduğunu ve yeni kuramların çoğunlukla tümevarımcı süreçlerle ortaya çıktığını belirtir.
Tümevarımın Yapısı
- Gözlem 1: Bu kuzgunu gözlemledim; siyahtır.
- Gözlem 2: Şu kuzgunu gözlemledim; o da siyahtır.
- Gözlem 3: Bir başka kuzgun daha gözlemledim; o da siyahtır.
- Genel sonuç: Tüm kuzgunlar siyahtır.
Tümdengelimden farklı olarak, tümevarımda sonuç olasılıksaldır (probabilistic), kesin değildir. Gözlemlenen kuzgunların tümü siyah olsa bile, henüz gözlemlenmemiş bir kuzgunun beyaz olma olasılığı mantıksal olarak mevcuttur. Kothari (2004), bu durumun tümevarımın temel sınırlılığı olduğunu vurgular.
Araştırmada Tümevarım
Bilimsel araştırmada tümevarımcı yaklaşım şu adımları izler:
- Gözlem: Olguya ilişkin veriler toplanır (görüşme, gözlem, doküman)
- Örüntü arama: Verilerdeki tekrarlayan temalar ve örüntüler belirlenir
- Geçici genelleme: Örüntülerden geçici ilkeler veya açıklamalar oluşturulur
- Kuram geliştirme: Genellemeler kuramsal bir çerçeveye dönüştürülür
Cohen, Manion ve Morrison (2007), tümevarımcı araştırmanın genellikle nitel araştırma paradigmasıyla ilişkilendirildiğini belirtir. Gömülü teori (grounded theory), fenomenoloji ve etnografi gibi nitel tasarımlar tümevarımcı mantığa dayanır.
Tümevarımın Güçlü ve Zayıf Yönleri
| Güçlü Yönleri | Zayıf Yönleri |
|---|---|
| Yeni bilgi ve kuramlar üretir | Sonuç olasılıksaldır, kesin değildir |
| Keşfedicidir; beklenmedik bulguları yakalayabilir | Araştırmacı önyargısına açıktır |
| Katılımcıların deneyimlerine duyarlıdır | Genellenebilirlik sınırlıdır |
| Zengin, derinlemesine veri sağlar | Daha fazla zaman ve emek gerektirir |
Abdüktif Akıl Yürütme: En İyi Açıklamaya Çıkarım
Tümevarım ve tümdengelimin yanı sıra üçüncü bir akıl yürütme biçimi daha vardır: abdüksiyon (abduction). Charles Sanders Peirce tarafından kavramsallaştırılan abdüktif akıl yürütme, en iyi açıklamaya çıkarım (inference to the best explanation) olarak tanımlanır.
Abdüktif Akıl Yürütmenin Yapısı
- Şaşırtıcı gözlem: Beklenmedik bir olgu gözlemlenir
- Olası açıklamalar: Bu olguyu açıklayabilecek birden fazla hipotez oluşturulur
- En iyi açıklama: En tutarlı, basit ve kapsamlı açıklama seçilir
- Geçici kabul: Bu açıklama daha ileri araştırma için geçici olarak kabul edilir
Bhome ve arkadaşları (2013), abdüktif akıl yürütmenin günlük yaşamda en sık kullandığımız mantık biçimi olduğunu belirtir. Bir doktor, hastanın belirtilerinden hastalığı teşhis ederken; bir dedektif, ipuçlarından suçluyu belirlerken abdüktif akıl yürütme kullanır.
Araştırmada Abdüksiyon
Abdüktif yaklaşım, tümevarım ve tümdengelimi birleştiren pragmatist bir konum sunar. Araştırmacı, verilerden çıkan şaşırtıcı bulgulara en iyi açıklamayı bulmaya çalışır, ardından bu açıklamayı tümdengelimci biçimde test eder.
Karşılaştırma Tablosu
| Boyut | Tümdengelim | Tümevarım | Abdüksiyon |
|---|---|---|---|
| Yön | Genelden özele | Özelden genele | Şaşırtıcı gözlemden en iyi açıklamaya |
| Başlangıç noktası | Kuram, genel ilke | Gözlem, spesifik veri | Beklenmedik bulgu, anomali |
| Sonuç kesinliği | Kesin (geçerli öncüllerle) | Olasılıksal | Olasılıksal (en iyi tahmin) |
| Araştırma türü | Genellikle nicel | Genellikle nitel | Karma veya pragmatist |
| Bilgi üretimi | Mevcut bilgiyi test eder | Yeni bilgi üretir | Açıklama üretir ve test eder |
| Hipotez | Önceden belirlenir | Süreçte ortaya çıkar | Gözlemden sonra oluşturulur |
Nicel ve Nitel Araştırma ile İlişki
Tümevarım ve tümdengelim, nicel ve nitel araştırma paradigmalarıyla yakından ilişkilidir:
Nicel Araştırma ve Tümdengelim
Jackson (2015), nicel araştırmanın tipik olarak tümdengelimci bir süreç izlediğini belirtir:
- Mevcut kuramdan hipotezler türetilir
- Hipotezler operasyonel tanımlarla somutlaştırılır
- Veri toplanır ve istatistiksel olarak test edilir
- Hipotez desteklenir veya reddedilir
- Sonuçlar kuramı güçlendirir veya revize eder
Nitel Araştırma ve Tümevarım
Nitel araştırma genellikle tümevarımcı bir süreç izler:
- Önceden belirlenmiş bir kuram olmaksızın sahaya girilir
- Katılımcıların deneyimleri, anlamları ve perspektifleri toplanır
- Verilerden kodlar, kategoriler ve temalar çıkarılır
- Temalar kuramsal bir çerçeveye dönüştürülür
Cohen, Manion ve Morrison'un (2007) önemli notu: Pratikte çoğu araştırma saf tümevarımcı veya saf tümdengelimci değildir. Araştırmacılar genellikle her iki yaklaşımı bir döngü içinde kullanır. Nitel araştırmacı bile mevcut literatürden etkilenir (tümdengelimci unsur), nicel araştırmacı da beklenmedik bulgular keşfedebilir (tümevarımcı unsur).
Araştırma Döngüsü: Tümevarım-Tümdengelim Sarmalı
Wallace (1971), bilimsel araştırma sürecini doğrusal bir çizgi yerine döngüsel bir sarmal olarak tanımlamıştır. Bu sarmalda tümevarım ve tümdengelim birbirini sürekli besler:
- Gözlemler (Tümevarım): Ampirik gözlemlerden genellemeler yapılır
- Ampirik genellemeler: Gözlemlerden örüntüler çıkarılır
- Kuramlar: Genellemeler kuramsal bir çerçeveye dönüşür
- Hipotezler (Tümdengelim): Kuramdan test edilebilir hipotezler türetilir
- Gözlemler: Hipotezler test edilir, sonuçlar yeni gözlemlere yol açar
- Döngü devam eder: Süreç sürekli tekrarlanır ve bilgi birikimi artar
Kothari (2004), bu döngüsel yapının bilimsel ilerlemenin temelini oluşturduğunu ve tek başına ne tümevarımın ne de tümdengelimin yeterli olduğunu vurgular.
Popper'ın Yanlışlamacılığı
Karl Popper, tümevarım problemine radikal bir yanıt önermiştir: yanlışlamacılık (falsificationism). Popper'a göre bilimsel kuramlar hiçbir zaman "doğrulanamaz"; ancak yanlışlanabilir. Bir kuramı ne kadar çok yanlışlama girişimi başarısız kalırsa, kuram o kadar güçlenir; ancak asla kesin olarak doğru kabul edilemez.
Yanlışlamacılığın İlkeleri
- Yanlışlanabilirlik kriteri: Bir ifadenin bilimsel olması için yanlışlanabilir olması gerekir
- Cesur hipotezler: Bilim, yanlışlanma riski yüksek olan cesur hipotezler aracılığıyla ilerler
- Eleştirel rasyonalizm: Bilimsel ilerleme, mevcut kuramların sürekli eleştirilmesiyle gerçekleşir
- Tümevarım reddi: Popper, tümevarımın mantıksal olarak geçersiz olduğunu savunur; sınırlı gözlemlerden evrensel sonuçlara ulaşılamaz
Bhome ve arkadaşları (2013), Popper'ın yanlışlamacılığının modern bilim felsefesini derinden etkilediğini ve araştırma hipotezlerinin "sıfır hipotezi" (null hypothesis) biçiminde formüle edilmesinin bu felsefeye dayandığını belirtir.
Kuhn'un Paradigma Değişimleri
Thomas Kuhn, Popper'ın bireysel hipotez testi odağından farklı olarak, bilimsel ilerlemeyi paradigma değişimleri (paradigm shifts) çerçevesinde açıklamıştır. Kuhn'a göre bilim, şu döngüyü izler:
- Normal bilim: Mevcut paradigma çerçevesinde bulmaca çözme (tümdengelimci çalışma)
- Anomaliler: Mevcut paradigmanın açıklayamadığı bulgular birikir (tümevarımcı keşifler)
- Kriz: Anomaliler paradigmaya olan güveni sarsar
- Devrim: Yeni bir paradigma, eski paradigmanın yerini alır
- Yeni normal bilim: Yeni paradigma çerçevesinde araştırmalar devam eder
Jackson (2015), Kuhn'un modelinin bilimsel ilerlemenin yalnızca kümülatif (birikimsel) değil, zaman zaman devrimsel olduğunu gösterdiğini belirtir.
Yaygın Mantıksal Yanılgılar
Araştırmacıların tümevarımcı ve tümdengelimci akıl yürütmede sıklıkla düştüğü mantıksal yanılgılar şunlardır:
Tümdengelimci Yanılgılar
- Sonucu onaylama (Affirming the consequent): "Eğer kuram doğruysa, X gözlemlenir. X gözlemlendi, öyleyse kuram doğrudur." Bu geçersiz bir çıkarımdır; X başka nedenlerle de gözlemlenebilir
- Yanlış öncül: Öncüller yanlışsa, geçerli bir tümdengelim bile yanlış sonuca götürür
- Aşırı genelleme: Sınırlı bir alanda geçerli bir ilkeyi tüm alanlara genellemek
Tümevarımcı Yanılgılar
- Yetersiz örneklem: Az sayıda gözlemden geniş genellemeler yapmak
- Seçici gözlem: Yalnızca hipotezi destekleyen gözlemlere odaklanmak (doğrulama yanlılığı)
- Post hoc ergo propter hoc: "Bundan sonra, öyleyse bundan dolayı" yanılgısı; ardışıklığı nedensellik olarak yorumlamak
- Yanlış nedensellik: Korelasyonu nedensellik olarak yorumlamak
Gömülü Teori ve Tümevarım
Gömülü teori (grounded theory), tümevarımcı mantığın en sistematik biçimde uygulandığı nitel araştırma yaklaşımıdır. Glaser ve Strauss (1967) tarafından geliştirilen bu yaklaşımda:
- Veri toplama ve analiz eşzamanlı yürütülür
- Sürekli karşılaştırma yöntemi ile verilerden kategoriler çıkarılır
- Kuramsal örnekleme ile gelişen kuram veri toplamayı yönlendirir
- Kuramsal doygunluk sağlanana kadar veri toplama devam eder
- Sonuçta veriye gömülü bir kuram ortaya çıkar
Cohen, Manion ve Morrison (2007), gömülü teorinin saf tümevarımcı bir yaklaşım olarak başlasa da, süreç içinde tümdengelimci öğeler de içerdiğini belirtir: Oluşturulan kategoriler yeni verilerle test edilir (tümdengelimci adım).
Deneysel Araştırma ve Tümdengelim
Deneysel araştırma, tümdengelimci mantığın en belirgin uygulamasıdır. Jackson (2015), deneysel yöntemin şu tümdengelimci yapıyı izlediğini belirtir:
- Kuram: Mevcut kuram veya literatür incelenir
- Hipotez: Bağımsız değişkenin bağımlı değişken üzerindeki etkisine ilişkin hipotez oluşturulur
- Manipülasyon: Bağımsız değişken sistematik olarak değiştirilir
- Ölçüm: Bağımlı değişkendeki değişim ölçülür
- İstatistiksel test: Hipotez istatistiksel olarak test edilir
- Sonuç: Hipotez desteklenir veya reddedilir; kuram güçlenir veya revize edilir
Sonuç
Tümevarım ve tümdengelim, bilimsel araştırmanın birbirini tamamlayan iki temel akıl yürütme biçimidir. Tümdengelim, mevcut kuramları test ederek bilgiyi doğrularken; tümevarım, gözlemlerden yeni kuramlar üreterek bilgiyi genişletir. Abdüktif akıl yürütme ise her ikisini birleştiren pragmatist bir alternatif sunar. Kothari'nin (2004) vurguladığı gibi, bilimsel ilerleme bu üç akıl yürütme biçiminin döngüsel etkileşiminden doğar. Araştırmacıların kendi çalışmalarında hangi mantıksal yaklaşımı kullandıklarının farkında olması, araştırmanın epistemolojik tutarlılığını güvence altına alır. Cohen, Manion ve Morrison'un (2007) belirttiği gibi, iyi bir araştırmacı hem tümevarımcı hem tümdengelimci düşünme yeteneğine sahip olmalıdır; çünkü bilimsel bilgi, bu iki yaklaşımın sürekli etkileşimiyle üretilir.
Kaynaklar
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
