Etnometodoloji: Gündelik Yaşamın Bilimsel İncelemesi
Sosyal bilimlerde insanların gündelik yaşam pratiklerini nasıl düzenlediklerini ve sürdürdüklerini anlamaya yönelik farklı yaklaşımlar geliştirilmiştir. Bu yaklaşımlar arasında etnometodoloji (ethnomethodology), sıradan insanların günlük etkileşimlerinde kullandıkları yöntemleri ve pratik akıl yürütme biçimlerini odağına alarak benzersiz bir konum edinmiştir. Cohen, Manion ve Morrison'a (2007) göre etnometodoloji, geleneksel sosyolojinin varsayımlarını temelden sorgulayan radikal bir yaklaşımdır. Bu yazıda etnometodolojinin temellerini, temel kavramlarını, araştırma tekniklerini ve günümüzdeki uygulamalarını kapsamlı biçimde ele alacağız.
Etnometodolojinin Tanımı ve Tarihçesi
Etnometodoloji kelimesi, Yunanca "ethno" (halk, insanlar) ve "methodology" (yöntem) kelimelerinden türetilmiştir. Dolayısıyla etnometodoloji, kelimenin tam anlamıyla "halkın yöntemleri" demektir: sıradan insanların gündelik yaşamlarını düzenlemek, anlamlandırmak ve sürdürmek için kullandıkları yöntemler ve pratikler.
Etnometodolojinin kurucusu Harold Garfinkel (1917-2011), bu yaklaşımı 1960'lı yıllarda geliştirmiş ve 1967 yılında yayımlanan "Studies in Ethnomethodology" adlı temel eseriyle akademik dünyaya tanıtmıştır. Garfinkel, Talcott Parsons'un öğrencisi olmasına rağmen, Parsons'un yapısal-işlevselci sosyolojisinden radikal biçimde ayrılmış; fenomenolog Alfred Schütz'ün fikirllerinden derinden etkilenmiştir.
Jackson'a (2015) göre Garfinkel'in temel sorusu şuydu: "İnsanlar, toplumsal düzeni günlük etkileşimlerinde nasıl üretir ve sürdürür?" Geleneksel sosyoloji toplumsal düzeni makro yapılarla (kurumlar, normlar, değerler) açıklarken, Garfinkel bu düzenin her an yeniden üretilmesi gereken bir pratik başarı (practical accomplishment) olduğunu savunmuştur.
Temel Kavramlar
1. Dizinsellik (Indexicality)
Dizinsellik, dildeki ve eylemlerdeki anlamların bağlama bağlı olduğunu ifade eder. Bir sözcüğün, ifadenin ya da eylemin anlamı, söylendiği ya da yapıldığı bağlamdan (zaman, yer, konuşmacılar, önceki konuşmalar) ayrı olarak tam olarak belirlenemez. Örneğin, "Bu iyi oldu" ifadesinin ne anlama geldiği, kimin, kime, ne zaman, hangi bağlamda söylediğine bağlıdır.
Cohen, Manion ve Morrison (2007), dizinselliğin araştırmacılar için önemli bir çıkarımını şöyle ifade eder: Sosyal eylemlerin anlamı her zaman bağlama gömülüdür ve bu nedenle bağlamdan koparılmış genellemeler sorunlu olabilir. Bu kavram, nitel araştırmalarda bağlamın titizlikle belgelenmesi gerektiğini vurgular.
2. Dönüşümsellik (Reflexivity)
Etnometodolojide dönüşümsellik, sosyal eylemlerin yalnızca bir durumu betimlemediği, aynı zamanda o durumu inşa ettiği anlamına gelir. Bir toplantıda tutanak tutmak, yalnızca toplantıyı kaydetmek değil, aynı zamanda toplantının "resmi" bir etkinlik olarak tanımlanmasına katkıda bulunmaktır. Benzer biçimde, bir öğretmenin yoklama alması yalnızca katılımı kaydetmek değil, aynı zamanda "ders" durumunu inşa etmektir.
Bu kavram, betimleyici ve kurucu eylemlerin ayrılmazlığını vurgular. Jackson'a (2015) göre dönüşümsellik, araştırmacının kendi araştırma pratiklerinin de sosyal gerçekliği inşa ettiğinin farkında olmasını gerektirir.
3. Hesap Verebilirlik (Accountability)
Hesap verebilirlik, sosyal eylemlerin gözlemlenebilir, raporlanabilir ve anlaşılabilir biçimde yapılmasını ifade eder. İnsanlar eylemlerini, diğerlerinin anlayabileceği ve değerlendirebileceği biçimde düzenler. Bir kuyrukta sırasını bekleyen kişi, bekleme eylemini diğerlerinin görebileceği ve anlayabileceği şekilde sergileyerek yapar; böylece "sırada bekleme" durumu herkes için gözlemlenebilir ve anlaşılabilir hale gelir.
4. Belgesel Yöntem (Documentary Method)
Belgesel yöntem, insanların mevcut olayları daha geniş bir örüntünün "belgeleri" ya da "kanıtları" olarak yorumlama eğilimini ifade eder. Bireyler, karşılaştıkları olayları bilinen bir tiplemeye ya da kalıba yerleştirerek anlamlandırır. Örneğin, bir öğrencinin sınıfta soru sormasını "meraklı öğrenci" tiplemesinin bir belgesi olarak yorumlarız. Cohen, Manion ve Morrison'a (2007) göre belgesel yöntem, insanların sosyal dünyayı sürekli olarak kategorize ettikleri ve anlamlandırdıkları temel bir bilişsel süreçtir.
İhlal Deneyleri (Breaching Experiments)
Garfinkel'in en bilinen ve tartışmalı araştırma tekniklerinden biri ihlal deneyleridir. Bu deneylerde araştırmacı, gündelik yaşamın alınıp verilmiş (taken-for-granted) kurallarını kasıtlı olarak ihlal eder ve insanların tepkilerini gözlemler. Amaç, normalde görünmez olan sosyal düzen mekanizmalarını görünür kılmaktır.
Garfinkel'in ünlü ihlal deneyi örneklerinden bazıları şunlardır:
- Kiracı gibi davranma: Öğrencilerden evlerinde aile bireylerine karşı kibar ve resmi bir kiracı gibi davranmaları istenmiştir. Aile bireylerinin tepkileri şaşkınlık, kızgınlık ve endişe olmuştur; bu da "aile üyesi" rolünün normalde nasıl performans edildiğini ortaya koymuştur.
- Sürekli açıklama isteme: Gündelik konuşmalarda her ifadenin ne anlama geldiğini sürekli sorgulamak. "Nasılsın?" sorusuna "Nasılım derken neyi kastediyorsun? Fiziksel mi, ruhsal mı, mali mi?" diye yanıt vermek. Bu durum, konuşma normlarının ne kadar derinden yerleşik olduğunu ortaya koymuştur.
- Boşluk bırakmama: Asansörde herkesin yüzüne yakından bakmak ya da bir kuyruğa aradan girmek gibi eylemler, mekânsal ve sıralama normlarını görünür kılmıştır.
Önemli Not: İhlal deneyleri, günümüzde araştırma etiği açısından tartışmalıdır. Katılımcıların bilgilendirilmiş onamı olmadan gerçekleştirilen bu deneyler, duygusal sıkıntıya neden olabilir. Bu nedenle günümüzde bu tür deneyler etik kurulların onayıyla ve dikkatli biçimde planlanmalıdır.
Konuşma Analizi (Conversation Analysis)
Etnometodolojinin en önemli araştırma alanlarından biri olan konuşma analizi, Harvey Sacks, Emanuel Schegloff ve Gail Jefferson tarafından geliştirilmiştir. Konuşma analizi, doğal konuşmaların yapısını ve düzenini son derece ayrıntılı biçimde inceler.
Konuşma analizinin temel kavramları şunlardır:
Sıra Alma (Turn-Taking)
Konuşmalarda insanlar sırayla konuşur. Bu sıra alma düzeni, karmaşık ama sistematik kurallara dayanır: konuşmacı değişim noktaları, kesintiler, örtüşmeler ve sessizlikler belirli bir düzen içinde gerçekleşir. Jackson'a (2015) göre sıra alma mekanizması, sosyal etkileşimin en temel düzenleme biçimlerinden biridir.
Bitişik Çiftler (Adjacency Pairs)
Konuşmalar, birbirini izleyen eylem çiftlerinden oluşur: soru-cevap, selam-selam, davet-kabul/red, rica-onay/ret. Bu çiftler, konuşmanın yapısal iskeletini oluşturur.
Tercih Organizasyonu (Preference Organization)
Bitişik çiftlerin ikinci bölümlerinde "tercih edilen" ve "tercih edilmeyen" yanıtlar vardır. Örneğin, bir davete "kabul" tercih edilen, "red" tercih edilmeyen yanıttır. Tercih edilmeyen yanıtlar genellikle gecikme, açıklama ve özür gibi ek unsurlarla birlikte sunulur.
Üyelik Kategorizasyonu (Membership Categorization)
Üyelik kategorizasyonu analizi (MCA), Harvey Sacks tarafından geliştirilen ve insanların birbirlerini nasıl sınıflandırdığını inceleyen bir yaklaşımdır. İnsanlar, diğerlerini "anne", "öğretmen", "genç", "yabancı" gibi kategorilere yerleştirir ve bu kategorilere özgü etkinlikler, haklar ve yükümlülükler atfeder.
Örneğin, "Bebek ağlıyordu. Anne onu kucağına aldı" cümlesinde okuyucu otomatik olarak annenin bebeğin annesi olduğunu varsayar; çünkü "bebek" ve "anne" aynı üyelik kategorizasyon aygıtına (aile) aittir. Cohen, Manion ve Morrison'a (2007) göre üyelik kategorizasyonu, eğitim araştırmalarında öğretmenlerin ve öğrencilerin birbirlerini nasıl sınıflandırdığını ve bu sınıflandırmaların etkileşimi nasıl şekillendirdiğini anlamak için güçlü bir araçtır.
Geleneksel Sosyolojiden Farkları
Etnometodoloji, geleneksel sosyolojiden birçok temel noktada ayrılır:
| Boyut | Geleneksel Sosyoloji | Etnometodoloji |
|---|---|---|
| Sosyal düzen | Yapısal normlar ve değerler tarafından sağlanır | Etkileşimde sürekli olarak yeniden üretilir |
| Aktörler | Normları içselleştirmiş "kültürel robotlar" | Pratik akıl yürüten yetkin aktörler |
| Yöntem | Anketler, istatistikler, yapısal analiz | Doğal ortam gözlemi, konuşma analizi, ihlal deneyleri |
| Analiz düzeyi | Makro yapılar, kurumlar, sistemler | Mikro etkileşimler, gündelik pratikler |
| Veri | Araştırmacı tarafından üretilen veriler (anket vb.) | Doğal olarak oluşan veriler (konuşma kayıtları vb.) |
| Genelleme | Evrensel yasalar ve genellemeler hedeflenir | Yerel düzenlerin betimsel analizi |
Etnometodoloji ile Etnografi Karşılaştırması
Etnometodoloji sıklıkla etnografi ile karıştırılır. Her iki yaklaşım da doğal ortamda araştırma yapmasına rağmen, temel farklılıklar bulunur:
| Özellik | Etnografi | Etnometodoloji |
|---|---|---|
| Odak | Kültürel anlamlar, değerler, inançlar | Gündelik pratikler ve yöntemler |
| Amaç | Bir kültürü betimlemek ve yorumlamak | Sosyal düzenin üretim mekanizmalarını ortaya koymak |
| Süre | Genellikle uzun süreli alan çalışması | Değişken; kısa süreli de olabilir |
| Veri | Alan notları, görüşmeler, belgeler | Doğal konuşma kayıtları, etkileşim videoları |
| Analiz | Tematik analiz, yoğun betimleme | Sıra alma analizi, üyelik kategorizasyonu |
| Kurucu | Malinowski, Geertz | Garfinkel, Sacks |
Uygulamalar ve Güncel Araştırma Alanları
Etnometodoloji, çeşitli alanlarda uygulanmaktadır:
- Eğitim: Sınıf etkileşimlerinin, ders anlatma pratiklerinin ve değerlendirme süreçlerinin mikro analizi.
- Sağlık: Doktor-hasta etkileşimleri, tıbbi karar verme süreçleri ve bakım pratikleri.
- Hukuk: Mahkeme etkileşimleri, tanık sorgulamaları ve jüri müzakereleri.
- İş yeri: Ekip çalışması, toplantı dinamikleri ve teknoloji kullanımı.
- Teknoloji tasarımı: İnsan-bilgisayar etkileşimi, kullanıcı deneyimi araştırmaları.
Güçlü Yönleri ve Sınırlılıkları
Güçlü Yönleri
- Gündelik yaşamın görünmez düzenini görünür kılar: Alışkanlık haline gelmiş pratiklerin ardındaki karmaşık düzeni ortaya çıkarır.
- Doğal verilere dayanır: Araştırmacı tarafından yapay olarak üretilmeyen, doğal ortamda oluşan verileri kullanır.
- Ayrıntılı analiz: Sosyal etkileşimin en ince ayrıntılarını bile analiz etme kapasitesine sahiptir.
- Evrensel mekanizmalar: Sıra alma gibi mekanizmaların kültürler arası geçerliliği gösterilmiştir.
Sınırlılıkları
- Makro yapıları ihmal etme: Güç ilişkileri, sosyal eşitsizlik gibi yapısal faktörleri yeterince dikkate almaz.
- Yöntemsel zorluklar: Doğal veri toplama ve transkripsiyon süreçleri son derece zaman alıcıdır.
- Genellenebilirlik: Mikro düzey bulgulardan makro düzey genellemelere ulaşmak güçtür.
- Etik sorunlar: İhlal deneyleri ve gizli gözlem gibi teknikler etik tartışmalara yol açar.
- Erişilebilirlik: Teknik terminolojisi ve analiz yöntemleri, yeni araştırmacılar için öğrenme eğrisi oluşturur.
Sonuç
Etnometodoloji, sosyal bilimlere gündelik yaşamın sıradanlığının ardındaki olağanüstü düzeni keşfetme imkânı sunan özgün bir yaklaşımdır. Garfinkel'in öncülüğünde gelişen bu perspektif, toplumsal düzenin dışarıdan dayatılan yapısal normlarla değil, insanların günlük etkileşimlerindeki pratik becerileriyle sürekli olarak yeniden üretildiğini göstermiştir. Cohen, Manion ve Morrison'a (2007) göre etnometodoloji, eğitim araştırmacılarına sınıf etkileşimlerinin, öğretme-öğrenme süreçlerinin ve okul yaşamının mikro dinamiklerini anlamak için güçlü ve ayrıntılı bir analitik araç sunmaktadır. Dizinsellik, dönüşümsellik, hesap verebilirlik ve belgesel yöntem gibi kavramlar, yalnızca sosyolojik bir teori değil, aynı zamanda gündelik yaşamın bilimsel bir incelemesi için pratik bir çerçeve oluşturmaktadır. Jackson'a (2015) göre etnometodolojinin konuşma analizi ve üyelik kategorizasyonu gibi araştırma araçları, sosyal etkileşimin en ince ayrıntılarını bile görünür kılma kapasitesiyle araştırma yöntemleri repertuvarına değerli bir katkı sağlamıştır.
Kaynaklar
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
