Araştırmada Etik İkilemler: Tartışmalı Deneyler ve Dersler
Bilimsel araştırmanın tarihi, büyük keşiflerin yanı sıra derin etik ihlalleri de barındırır. Bu tartışmalı deneyler, modern araştırma etiğinin temellerini oluşturmuş ve bugün uygulanan katı etik standartların geliştirilmesine yol açmıştır. Her bir deneyi, bağlamını ve çıkarılan dersleri detaylıca inceleyelim.
Milgram İtaat Deneyi (1961-1963)
Yale Üniversitesi'nde Stanley Milgram tarafından gerçekleştirilen bu deney, bireylerin otorite figürlerinin emirlerine ne ölçüde itaat edeceğini test etmiştir. Katılımcılara, yandaki odadaki bir kişiye (aslında bir aktör) yanlış cevap verdikçe artan voltajda elektrik şoku vermeleri söylenmiştir.
Sonuçlar şok ediciydi: Katılımcıların %65'i en yüksek voltaj olan 450 volta kadar ilerlemiştir. Katılımcılar stres belirtileri göstermiş, terlemişler, titremişler ve itiraz etmişlerdir; ancak araştırmacının "devam edin" yönergesiyle çoğu itaat etmeye devam etmiştir.
Etik Sorunlar
- Katılımcılar ciddi psikolojik strese maruz kalmıştır
- Aldatma kullanılmıştır (şoklar gerçek değildi)
- Bilgilendirilmiş onam yetersizdi
- Bazı katılımcılar uzun süreli psikolojik etkiler raporlamıştır
Stanford Hapishane Deneyi (1971)
Philip Zimbardo'nun yönettiği bu deney, Stanford Üniversitesi'nin bodrum katında oluşturulan sahte bir cezaevinde gerçekleştirilmiştir. Gönüllü üniversite öğrencileri rastgele olarak gardiyan ve mahkum rollerine atanmıştır. İki hafta sürmesi planlanan deney, altıncı günde durdurulmak zorunda kalmıştır.
Gardiyanlar giderek artan sadistik davranışlar sergilemiş, mahkumlar ise ciddi duygusal çöküntü yaşamıştır. Bir mahkum kontrolsüz ağlama nöbetleri geçirmiş ve erken tahliye edilmiştir. Zimbardo'nun kendisi de "hapishane müdürü" rolüne o kadar gömülmüş ki durumun ciddiyetini fark edememiştir.
Etik Sorunlar ve Modern Eleştiriler
- Katılımcıların fiziksel ve psikolojik güvenliği sağlanamamıştır
- Araştırmacı aynı zamanda bir rol üstlenmiş ve tarafsızlığını yitirmiştir
- Çalışmadan çekilme hakkı pratikte engellenmiştir
- Son yıllarda yapılan incelemeler, gardiyanların yönlendirildiğini ve bazı verilerin seçici olarak raporlandığını ortaya koymuştur
Tuskegee Frengi Çalışması (1932-1972)
ABD Halk Sağlığı Servisi tarafından Alabama'da yürütülen bu çalışma, araştırma etiğinin en karanlık sayfalarından birini oluşturur. Tedavi edilmemiş frenginin doğal seyrini gözlemlemek amacıyla, 399 Afrikan Amerikalı erkek 40 yıl boyunca izlenmiştir.
Katılımcılara frengi teşhisi konulduğu söylenmemiş, bunun yerine "kötü kan" tedavisi aldıkları belirtilmiştir. 1940'larda penisilin frengi için etkili tedavi olarak keşfedildikten sonra bile katılımcılara tedavi verilmemiştir. Çalışma, 1972'de bir gazetecinin ifşasıyla sona ermiştir. Onlarca katılımcı frengiden ölmüş, eşlerine bulaştırmış ve doğuştan frengili çocukları olmuştur.
Çıkarılan Dersler
Bu çalışma, 1974'te ABD'de Ulusal Araştırma Yasası'nın çıkarılmasına ve 1979'da Belmont Raporu'nun yayınlanmasına doğrudan yol açmıştır. Bilgilendirilmiş onam, zarar vermeme ve adaletli katılımcı seçimi ilkeleri bu raporla resmileştirilmiştir.
Küçük Albert Deneyi (1920)
John B. Watson ve Rosalie Rayner, 9 aylık bebek "Albert"ta koşullanmış korku tepkisi oluşturmuştur. Bebeğe beyaz bir fare gösterilirken arkasından çekiçle metal bir çubuğa vurularak yüksek ses çıkarılmıştır. Bebek zamanla fareyi, tavşanları ve tüylü nesneleri görünce ağlamaya başlamıştır. Korkuların giderilmesi için herhangi bir girişimde bulunulmamıştır.
Harlow Maymun Deneyleri (1950-1960)
Harry Harlow, bağlanma teorisini test etmek için yavru maymunları doğumdan itibaren annelerinden ayırarak "tel anne" ve "kumaş anne" maketleriyle büyütmüştür. Bazı maymunlar tamamen izole edilmiş ve ağır psikolojik bozukluklar geliştirmiştir. Harlow'un "çaresizlik kuyusu" adını verdiği karanlık izolasyon odaları, hayvan hakları hareketinin güçlenmesinde etkili olmuştur.
Facebook Duygusal Bulaşma Çalışması (2014)
Facebook, 689.003 kullanıcının haber akışını bilgileri olmadan manipüle ederek duygusal bulaşmayı test etmiştir. Bazı kullanıcılara daha az olumlu, diğerlerine daha az olumsuz gönderi gösterilmiştir. Sonuçlar, kullanıcıların kendi paylaşımlarının etkilendiğini göstermiştir. Çalışma, dijital çağda onam ve manipülasyon kavramlarına ilişkin yoğun tartışmalar başlatmıştır.
Monster Çalışması (1939)
Iowa Üniversitesi'nde Wendell Johnson tarafından yürütülen bu çalışmada, yetimhane çocuklarına kekemelik konusunda olumsuz geri bildirim verilerek konuşma bozukluğu yaratılmaya çalışılmıştır. Normal konuşan çocuklara sürekli olarak kekeme oldukları söylenmiş ve bazıları gerçekten konuşma bozuklukları geliştirmiştir.
Modern Etik İnceleme Süreçleri
Bu deneylerden çıkarılan dersler, bugün uygulanan Etik Kurul (IRB/ERB) sisteminin temelini oluşturmuştur. Günümüzde araştırmalar başlamadan önce bağımsız etik kurullar tarafından değerlendirilir. Bilgilendirilmiş onam zorunludur, çalışmadan çekilme hakkı güvence altındadır, risk-fayda dengesi titizlikle incelenir ve savunmasız popülasyonlar için ek korumalar mevcuttur. Bu acı dersler, bilimin etik sınırlarını belirlemiş ve katılımcıların haklarını koruma altına almıştır.
"Etik kurullar bilimsel ilerlemeyi yavaşlatmaz; bilimin insanlığa hizmet etmesini güvence altına alır." — Belmont Raporu, 1979
Yorumlar (0)
Yorum yapmak için giriş yapmalısınız.
